Sezgisel Beslenme

Yukarıdaki görsel sizde iyi ya da kötü çeşitli duygular uyandırdıysa, sezgisel beslenmeyle ilgili bilgilenmek iyi gelebilir. 

Sezgisel beslenme, vücudunuzdan gelen açlık tokluk sinyallerine odaklandığınız, kronik bir şekilde diyet yapmayı bıraktığınız ve yiyeceklerle ilişkinizi iyileştirdiğiniz bir yaklaşım. İki diyetisyen tarafından 1990 yılında ortaya konmuş ve o tarihten beri bir çok farklı araştırmayla özellikle yeme bozuklukları konusunda etkisi kanıtlanmış. 

 

Sezgisel beslenmek, diyet mantığından çıkıp, kendinize hiç bir şeyi yasaklamadan, tamamen kendi bedeninize odaklanarak beslenmenizi sağlar. Yemeklerle ilgili kurallardan uzaklaşıp, kendi bedeninizin açlık/tokluk ve tatmin sinyallerine odaklanarak beslenme konusunda, diyet kültürünün elinizden aldığı gücünüzü size geri kazandırır. Genelde ‘sezgisel’ lafı geçince daha spiritüel bir yöntem olduğu düşünülüyor ama aslında birçok farklı alandan araştırmalara dayalı. 

 

Maalesef sürekli maruz kaldığımız ve bedenimizin ‘yeterince iyi/ince/kaslı/güçlü’ olmadığını söyleyen diyet kültürü ve onun getirmiş olduğu her dönem değişen farklı yeme kuralları yüzünden bedenimizle ilişkimiz darbe almış durumda. Zihnimiz sürekli bedenimiz için en iyisini bildiğini söyleyip, bedenimizi sürekli birşeylerden mahrum bırakırken, mutlu bir hayat sürmemiz mümkün değil. Ancak bedenimizden gelen açlık/tokluk/yorgunluk/uyku ihtiyacı vs gibi ihtiyaçları tekrar keşfederek çok daha dengeli ve kolay bir hayat sürmemiz mümkün. 

Sezgisel beslenmeyle ilk tanıştığınızda kilo vermek için başka bir araç olarak görmeniz çok olası. Ama aslında bedenle tekrar ilişki kurduğunuzda, kaç kilo olduğunuzdan çok, kendinizi nasıl hissettiğiniz önem kazanıyor. Üstüne üstlük, kilo vermeyi ana amaç haline getirince yine kısıtlamalara gidip kendinizi sabote etmeniz de çok olası. 

Benim için sezgisel beslenme, sırf medyanın dayatması yüzünden takıldığımız kilo odaklı beslenmeden çıkmak, kendimize şefkatle yaklaşarak ihtiyacımız neyse bedene onu vermek açısından tam anlamıyla devrimsel bir yaklaşım. Medya ve diyet endüstrilerinin baskısından kurtulup, kendi hayatımızın kontrolünü elimize almanın harika bir yolu.

 

Açıkçası kendi kendinize yapabileceğiniz bir devrim.