Sindirmek ya da sindir(e)memek, işte bütün mesele bu!

December 2, 2015

Sindirim, vücut işlevleri içinde en çok enerji harcayanlardan. Madem bu kadar çok enerji harcanıyor, bari hakkını verelim. Peki ne yapmalı?

 

  • Az çiğnemek mideye daha fazla yük bindireceğinden, mide normalden fazla enerjiye ihtiyaç duyacak. Bizim başka aktivitelere harcayacağımız enerji de gereksiz yere sindirime gidecek. İyi çiğnemek şart!

  • Mide ne kadar uğraşırsa uğraşsın, iyi çiğnenmemiş yiyecekleri belli bir yere kadar ufaltabilir. Böylece besin tam yoğurulmadan bağırsaklara gider. Yüzey alanı kocaman kalan besinlerin içindeki vitamin ve mineralleri ince bağırsak tam ememeyecek. Bu da vitamin ve mineral eksikliğine sebep olacak. Boşa gitti caanım brokoli! İyi çiğnemek şart demiş miydik?

  • Mide asidinin ph’ı 1.9 civarında, yani elimizle temas etmesi durumunda kezzap dökülmüş gibi yakar. Bu asidik yapı sayesinde besinler parçalanabiliyor. Ancak yemek sırasında ya da hemen öncesinde su içmek mide asidinin pH dengesini bozar ve besinlerin tam olarak sindirilmesini engeller. Yemekle birlikte su içmeyin! Çok susadıysanız yemekten 20 dakika önce suyunuzu için. Hatta susamadıysanız bile için.

  • Yemek yedikten sonra gelen yorgunluk, şişkinlik ya da gaz ya yanlış bir şey yediğinizi ya da yanlış yediğinizi gösterir. Bunu normal bir durum olarak kabul etmeyin, gaza boyun eğmeyin. Yeme tarzınızı düzelttikten sonra hala gaz oluyorsa, hangi yiyeceklerden sonra bunun olduğuna dikkat edin ve bu besinleri hayatınızdan çıkarmanın yollarını arayın.

  • Yemeğinizi gerginlikten uzak, yemeğe yoğunlaşarak ve mutlaka oturarak yemelisiniz (arabada oturmak sayılmıyor!). Öğle yemeğinizi bilgisayar başında yemek de vücudun yemek yediğini anlamayıp, gerekli sindirim enzimlerini salgılamamasına neden olur. Bu yüzden yemekten önce mutlaka yemeğe bakin, koklayın ki beyniniz mideye ‘az sonra yemek gelecek, enzimleri salgılamaya başlasan iyi olur!’ komutunu verebilsin. Yoksa hazır olmayan bir mideye besin sokmuş olursunuz ve bu da hazımsızlık olarak size geri döner.

  • Yavaş yiyin: Lokmaları iyice çiğnemeye zaman bırakın, acele etmeyin. Acele etmeniz durumunda midenizin ne kadar dolduğunu anlamazsınız. Kural, yemek sonunda midenizin 3'te birinin boş kalması. Mide de ayni blender mantığında çalışır. Yemekler midede parçalanmaya başladığı zaman yükselirler. Eğer mideyi sonuna kadar doldurduysanız, mide işlevini bitirdikten sonra taşmaya başlayabilirler. Hoşgeldin reflü!

  • Yavaş yemek sizin için mümkün değilse en azından ağzınızda lokma varken çatal bıçağınızı elinizden bırakma kuralını kendinize koyun. Mucizevi bir şekilde yavaş yediğinizi fark edeceksiniz.

 

Yani neymiş, sadece ne yediğiniz değil, nasıl yediğiniz de çok önemli. Günün koşuşturmacasında her öğünde bunu başarmak mümkün değil ama en azından günde bir öğün için kendinize bu kuralı koyun ve bunu yavaş yavaş tüm öğünlerinize yaymaya çalışın. Bir süre sonra hızlı yediğinizde ne kadar rahatsız hissettiğinizi görecek ve bunu kendiniz için bir kural haline getireceksiniz.

 

Afiyet olsun:)

Please reload

Please reload