Paketli Ürünlerde Sağlık İddiaları

March 19, 2018

Her ders bahsettiğim bir konu hakkında online mecralarda çok fazla bahsetmediğimi farkettim: paketli ürünler. Amaç sağlıklı yaşamak, şekeri bırakmak, vücudun detoksuna yardımcı olmak, kronik hastalıkları engellemek ya da enerjiyi yükseltmekse, paketli ürünlerin neredeyse yüzde 99’unun hayatımızda maalesef yeri yok. Tüm dünyada nüfusun sağlıklı beslenmekle ilgili farkındalığının arttığını gören gıda şirketleri de bu durumu anladıkları için paketlerin üzerinde sağlıkla ilgili iddialarda bulunuyorlar. Ne kadar bilgilensek de, konuşmalarımda anlıyorum ki, tam olarak olayın özüne çok da hakim değiliz. Bu yüzden paketli ürünlerin üzerindeki bu sağlık iddialarını irdelemek istedim.

 

Konuya girmeden önce, aklınızda bulunmasını istediğim bir başka bilgi de, paketli gıda üzerinde ne kadar sağlık iddiası varsa, büyük ihtimalle o kadar sağlıktan uzak olduğudur.

 

Düşük Yağlı:

 

 

Bu en sevdiğim sanırım:) Yanlış ve çıkar odaklı yapılmış bir çalışma sonucunda yağlar, özellikle kalp damar hastalıklarına sebep olduğu gerekçesiyle düşman ilan edildi. Bu yüzden de az yağlı ya da yağsız ürünler rafları istila etti. Ancak şöyle bir gerçek var: yağ yediğimizde kendimizi doymuş hisseder, tatmin oluruz ve yağı alınmış ürünler çok yavan ve tatsız gelir. Son 20 yıldır yapılan araştırmalar yağın kandaki kolesterol miktarını her zaman arttırmayabileceğini ve yağların (belirli bir miktarda alındığında) her zaman yağ olarak depolanmadığını kanıtladı. Üstüne üstlük, bazı durumlarda, az yağlı yendiğinde gelmeyen doygunluk hissi yüzünden kendimizi mutsuz ve yediğimizden tatmin olmamış hissetmemize yol açtığı için normalden fazla yemeyi tetiklediği de bir gerçek. Gıda şirketleri de yağsız ürünlerde tat kaybı ve yavan gelmesi yüzünden, bu boşluğu ŞEKER ve katkı maddeleri ekleyerek tamamladılar. Az yağlı, yağsız ve normal ürünlerin şeker içeriğini karşılaştıran analizi buradan görebilirsiniz: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26807511

 

Yani sağlıklı olduğu için yağsız ürün tercih eden kişiler, boşu boşuna eklenmiş şekeri vücutlarına alarak faydadan çok zarar getiriyorlar. Sonuç; yağsız ya da az yağlı ürünler sağlıklı değildir, aksine içine eklenmiş şeker yüzünden daha da sağlıksızdır.

 

Glutensiz:

 

Glutenin (özellikle modern buğdaydan elde edilen glutenin) vücut üzerinde yarattığı olumsuz etkileri hem blogda hem de derslerde bol bol anlatıyorum. Kendi beslenmemin yüzde 80’i de glutensiz. Glutensiz beslenmeye ilk başladığımda canım hala kek, ekmek vs gibi yiyecekleri çektiği için bunları hazır satılan glutensiz un karışımlarıyla yapmaya çalışıyordum. Ancak hazır un karışımlarının içindekiler kısmına baktığımda ‘keşke gluten yeseydim!’ noktasına getirdi beni. Gluten, yiyeceklerin yumuşak, esnek ve pofuduk olmasını sağlıyor. Glutensiz unlarda da gluteni çıkarıp yerine xantan gum ya da guar gam gibi kıvam arttırıcılar ekleniyor. Bu da gluten intoleransı olan kişilerde glutenin yarattığı hassasiyeti yaratabiliyor. Bunun dışında, glutensiz un karışımlarında buğday, arpa ve çavdar kullanılamadığı için mısır unu, pirinç unu, tapyoka nişastası gibi yüksek glisemik indeksli ve işlenmiş karbonhidratlar kullanılıyor. Bu da kan şekerinin ani yükselip aniden düşmesine neden oluyor. Gluteni bırakmak istiyorsanız, içinde doğal olarak gluten bulunmayan, doğal tahıllara yönelmek gerekiyor. Bu da istisnalar dışında kek, börek, hamurişini unutmak ya da evde kendi karışımınızla bunları hazırlamak demek.

 

 

Vitamin takviyeli ürünler:

 

Özellikle kahvaltılık gevrek ya da müsli paketlerinde gördüğüm bir iddia da ‘x,y,z vitaminlerinden zengin’ iddiası. Burada da ürünün içine dışarıdan kalsiyum, D vitamini, B grubu vitaminleri ekleniyor genelde. Vitaminin fazlası genelde sorun değil, ancak burada kullanılan ‘eklenmiş’ vitaminler genelde sentetik oluyorlar. Yani, içine folik asit eklenmiş bir kahvaltı gevreğini ele alalım. Folik asitin vücutta kullanılan doğal formu folattır. Ancak dışarıdan takviye alınması gerektiği durumda genellikle ucuz versiyonu olan, laboratuarda yapılmış folik asit kullanılır. Yapay formdaki folatın, yani folik asidin, kanser riskini artırması uzun süredir araştırmalara konu oluyordu. Son yapılan meta-analiz, tüm araştırmaları bir araya toplayarak, folik asidin prostat kanseri riskini arttırdığını gösteriyor. Araştırmaya buradan ulaşabilirsiniz: http://bmjopen.bmj.com/content/2/1/e000653. Ancak folat vücut için olmazsa olmaz vitaminlerden, illa ki folat almak istiyorsanız sentetik formu değil, doğal formu olan folat olarak almak çok daha mantıklı ve güvenli. Zaten yeni nesil vitaminlerde folat artık doğal formunda bulunuyor. Kısacası, vitamin takviyesi var diye müslinize bel bağlamayın, kansere yol açmasa da, sentetik formu vücut tarafından kullanılamayağı için büyük ihtimalle hiç bir işe yaramayacak. Siz vitaminli bir şey yediğiniz için kendinizi iyi hissedeceksiniz belki ama bu sırada eklenmiş şeker, koruyucu gibi toksik maddeleri de vücudunuza almış olacaksınız.

 

Tam tahıllı/ tam tahıl içerir:

 

 

 

Sağlıklı beslenme bilincinin gelişmesiyle birlikte doğal olanı tercih etmek şart oldu. Bu noktada gıda şirketleri ‘tam tahılı’ keşfettiler. Üzerinde tam tahıl iddiası olan bir çok paketli ürün, diğerlerine göre daha sağlıklı addediliyor. Çünkü sanıyoruz ki, tahılın sadece nişastasını değil, her tarafını (tahılın özü, kepeği ve endospermi) yediğimiz zaman daha sağlıklı oluruz. Evet, bir tahılın sadece nişastasını yemek yerine her tarafını yemek daha sağlıklı olabilir. Ancak yediğiniz üründe tam tahıl da un haline getirilmişse, kan şekerinizi aniden yükseltip aniden düşürmesi durumu baki kalıyor. Yani kan şekeriniz üzerinde herhangi bir olumlu etkisi yok. Öte yandan, dikkat edilmesi gereken bir konu var: bir ürüne tam tahıllı demek için ne kadarının tam tahıldan oluşması gerektiği konusunda yasal bir düzenleme yok. Yani 100 gramda sadece 5 gram tam tahıl da kullanılan bir ürün rahatlıkla ‘tam tahıllı’ yazabiliyor. Son olarak, tahılsız beslenmenin mi, tam tahıllı beslenmenin mi sağlıklı olduğu konusunda araştırmacılar ortak bir karara varamamış durumdalar.

 

 

Meyveli

 

 

Yine yasal düzenlemelerin eksikliği yüzüden yaşanan bir saçmalık var. Meyve sağlıklıdır, çünkü içinde antioksidanlar, bolca lif ve vitamin barındırır. Ancak bir ürüne meyveli demek için içine meyve konulmasına bile gerek yok ve böyle bir yalanı satmak tamamen yasal. Bunun için meyveli yoğurtlara bakmak insanı oldukça aydınlatıyor. Meyve kullanmak yerine gıda şirketleri meyve preperatları ve meyve aromaları kullanarak meyve tadı vermeye çalışıyorlar. Yani meyveli ürünlerin çoğunda meyve yok. Onun yerine bol bol yapay maddeler ve şeker var. 

 

Please reload

Please reload