Bizi taşıyan bu beden

December 25, 2015

Bugün sinir sistemi hakkında bir şeyler okurken, bir kez daha beden denen bu sisteme hayran kaldım. Bütün bu sistemin nasıl işlediğini öğrenmek onu sevmemi, o kadar sevdikten sonra da ona gerekeni vermemi ve hoşlanmadıklarından korumamı sağlıyor. Yani kendi vücudumun hem anası hem babası gibi davranıp onu besleyip iyi bakmam için gereken adımları attırıyor. Kendisi o kadar mütevazi, ne gerekiyorsa enerjiyi boşa harcamadan yapan, bizim hayatta kalmamızı sağlayan bir yapı ki, bunları gördükten sonra, mesela yeterince uyku almayınca, üzerine ne kadar yük bindirdiğimi görüyorum. Çok da aklıma takılmıyor aslında, çünkü biliyorum ki doğru şartları tekrar sağladığımda hemen kendini düzeltmek için çalışmalara başlar.

 

Şimdi, kendi bedeninize hayran olmanız ve ona iyi bakma motivasyonu elde etmeniz için bilmeniz gerekenlerden kısa bir derleme:

 

  • Yaklaşık 50 trilyon hücreden oluşuyor. Trilyonlarca küçük yuvarlaklardan oluşuyoruz aslında. Bu kadar basit ve bir o kadar karmaşık.

  • Ortalama bir insan bedeninde 96.500 kilometre damar bulunuyor.

  • Beyinden vücuda giden ve gelen sinir uçlarının tepki hızı saatte 400 km (yani bildiğimiz yarış arabalarından bile daha hızlı)

  • Kalbimiz günde ortalama 100 bin defa atıyor ve ortalama 7.5 litre kan pompalıyor.

  • Günde 1-1,6 litre civarında tükürük salgılıyoruz. Uyurken salgılama azalsa da, boğulmadan her geceyi atlatabiliyoruz!

  • Her ay cildimiz tamamen yenilenmiş oluyor.

  • Yetişkin insanlar her 10 senede bir, çocuklar ise senede 1 kez  iskelet sistemlerini tamamen yeniliyorlar. Bunun için de kalsiyum, D vitamini ve magnezyumu kullanıyoruz.

 

İşin ilginci, bütün bunları hiç düşünmeden, haberimiz olmadan yapıyor oluşumuz!

 

Bu yukarıdakilerin optimal seviyede çalışmasının tek yolu, gerekli besinleri almaları. Vücudun tek ihtiyacı güzel yemek, yeteri kadar oksijen ve su! Gerçekten çok tatlı ve çok mütevazi.

Bu sistemin bir maddeyi bir başka maddeye dönüştürmesi için vitamin ya da minerallere ihtiyacı var. Yani diyelim ki X maddesinin Y maddesine çevrilmesi için çinkoya ihtiyacınız var. Çinkonuz eksik olduğu için vücudunuzda Y maddesi eksik kalabilir ve X maddesi fazlalaşabilir. Sonra vücut uğraşsın dursun her iki tarafı dengelemek için. Belki X maddesinin artması dengeniz için çok önemlidir ve baş dönmesi yapar. Belki de sindirim enzimlerinizin salgılanmasında kullanılıyordur ve hazımsızlık başgösterir. Bütün bu ‘küçük’ sayılan tepkiler vücudun size bir şeyleri anlatma yoludur. Yani neymiş, vücudunuzu seviyorsanız onu dinleyin. Ona işlenmemiş, mümkün olduğunca doğal gıdalarla besleyin. Beyniniz üzerinde hakimiyet kurun ki bağımlılıklarıyla vücudun bu güzel işleyişine çelme takmasın.

İşiniz çok fazla zamanınız alıyor ve dışarıda hazırlanmış yiyeceklere bağlı yaşıyor olabilirsiniz. Bu durumda en azından daha az işlenmiş olanları tercih edebilirsiniz. Neredeyseniz, size hangisi daha pratik geliyorsa oradan başlayın. Ama hayatınızın hangi noktasında olursanız olun, vücudunuza güvenin ve verebildiğinizin en iyisini verin. Çünkü o size an be an en iyisini veriyor.

 

 

Please reload

Please reload