• Pınar

Diyetsiz Yaşamın Birinci Kuralı: İyiyi artırmak


Hep dediğimiz gibi vücudumuz her gün yüksek miktarlarda, yüksek kalitede gıdalara ihtiyaç duyuyor. Vücuda bunu vermediğimizde kendimizi gergin ve yorgun hissediyoruz. İşte tam da bu anda aşermelerimiz başlıyor, gözümüz marketteki çikolatalara kayıyor, yanlış seçimler yapıyoruz. Sonra da ‘bu diyet de tutmadı, yine boğazımı tutamadım, ben çok disiplinsiz bir insanım’ diye kendimizi dövüyoruz. Gerek yok. Bir çok diyetin başarısız olmasının ardındaki sebep tam da bu: sağlıklı yiyecekleri artırmaya yönelmeyip, direkt olarak yiyecek azaltmaya gitmeleri. Yiyecek miktarını azaltınca kendimizi mahrum kalmış, üzgün, mahzun ve gergin hissediyoruz. Onun yerine sağlıklı olanı artırıp, sağlıksız olana yer bırakmayan bir beslenme mantığını benimsemek, uzun vadede diyete olan ihtiyacı da ortadan kaldıran bir yaklaşım.

Diyelim ki çeşitli sebeplerden şekeri bırakmak istiyorsunuz, bunun için üzerinde durulması gereken konu ‘şekeri bırakmalıyım!’ değil; sebzeyi, sebze-meyve sularını, kaliteli ya da düşük karbonhidratları artırmak olmalı. Böyle olduğu zaman beynimize herhangi bir şeyden mahrum kaldığımızı düşündürmeden, bedenimizi besleyerek, aldığımız sağlık kararlarını uzun vadede uygulayabilir hale geliyoruz.

Bundan sonra hiç bir şeyi ‘kesmeyin’, sağlıklı olanları artırın. Çünkü önemli olan kalori değil, gıdanın içeriğidir.

Bu yaklaşım yıllardır kalori sayarak diyet yapanlara yeni olduğu için mantığını oturtmak zaman alabiliyor. Konuyla ilgili aklınıza takılanları ve sorularınızı alt kısımdaki yorumlardan iletebilirsiniz.

#diyet #sağlıklıyaşam #sağlıklıbeslenme #diyetsizyasam

101 views

Recent Posts

See All

Ağzımızın Tadı Bozulmasın!

Türk TV tarihinde duyulmuş en bilgece cümle bence bu: aman ağzımın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey! Neden mi? Çünkü araştırmalar gösteriyor ki canınız sıkılınca gerçekten de ağzınızın tadı bozuluyor ve a

Bütün Yasakları Yasakla

Bu hafta, beni ve bir çok Duygusal Yeme Grubu katılımcısını kurtarmış ve fazla yemesini engellemiş olan bir kuraldan bahsetmek istiyorum. 22 Eylül’de başlayan Duygusal Yeme Programı’nın bir haftası bu

Duygular 101

Bu kadar terapiye gittim, dünyanın farklı yerlerinden şifacılarla çalıştım ama bir itirafım var: bir duyguyu ifade etmenin gücüne inanmazdım. Neyse ki geçmiş zamandan konuşuyorum, çünkü artık inanıyor